AHMET HANİ - EHMEDE XANİ
   

 

  Şair ,Bilgin ve Filozof Xani, ardında birçok eser bırakmıştır. Bunlar önemli ve edebiyat tarihinde paha biçilmez bir değere sahiptir. Bilinen üç eserin dışında 74 şiiri tespitlidir. Yazılmamış divanı da yazılacaktır.Coğrafya ve Astronomi ile ilgili Erde Xweda adlı eserinin var olduğu yaygın bir kanıdır.Bilinen eserlerinde önce Nûbara Biçukan (Çocuklar için ilk meyveler-1683-),sonra Aqideya İmanê (İmanın Şartları-1687-) ve 1695'te şaheseri olan Mem û Zin'i (Onlar Destan'ı) bitirmiştir.Xani'nin eserleri okunup incelendiğinde ortaya üç sonuç çıkmaktadır.

      Birincisi;Xani, Kürtçenin yanı sıra Arapça, Farsça ve Türkçeye de hakim olmasına karşın, edebiyat metinlerini yalnızca Kürtçe yazmıştır.

       İkincisi; bir filozof, düşünür olarak Xani, yazılarını, halkı adına düşüncelerini yaymanın bir yolu olarak kullanmıştır.

       En son olarak da Xani, bütün yazılarında öncü, yetenekli ve yaratıcı bir şair ve yazar kimliğini birleştirmektedir.

       Şair ve Bilgin Ehmedê Xani halkımızın bir moral değeridir. Şimdiye kadar bu moral değerimize ve onun eserlerine ilişkin bir çok çalışma yürütülmüş ve hala yürütülmektedir. Filozof Ehmedi Xani üzerinde özellikle son çeyrek yüzyıldır önemli çalışmalar yapılmaktadır. Kitap basımından tutalım, film çalışmaları, festivaller dans gösterileri, dernek kuruluşları, heykel dikimleri yanında üniversitelerde Xani ile ilgili kitaplar okutulmakta, bunun üzerinde tezler yapılmaktadır. Öyle anlaşılıyor ki önümüzdeki yıllarda da Xani ile ilgili çalışmalar olacaktır. Bu önemli çalışmalar Xani'nin üstendeki bilinmezlik zırhını kaldıracak ve onu gerçek kimliğiyle buluşturacaktır.

       Bölgemizde, özellikle de ilçemiz Doğubeyazıt'da (Kürt çe de Bazid'de) halkın Ehmedi Xani'yi çok sevdiği, neredeyse kutsal bir kimlikle donattığı, bilinen bir gerçektir. Çoğu kez yemin edilirken Allah adını kullanmak yerine ‘Sere Ehmede  Xani', ‘Sere Xani Baba ‘ denilmesi normalleşmiştir. Xani'nin kabristanı, türbe  ve camisinin bulunduğu alan, halkın hem mesire, hem de ziyaret yeridir. Mekânı ibadet, ziyaret, ümit (yani tedavi), hem de kutsal alan olarak ilgi odağıdır. Özellikle yaz ayları ziyaretçilerle dolup taşmaktadır. Halk kendisini, Xani'nin evladı , Xani'yi de Baba olarak görmektedir. Doğmadan ve doğduktan sonra hemen  her çocuk ona adanır. Her anne kendisin Zin olarak algılar çoçuğunu da Mem u Zin aşkına benzer aşkının hasadı sayar. Xani'nin dini kişiliğine de muazzam bir bağlılık vardır. Yeminlerde mihenk taşıdır. Halkın günlük yaşamında her alanda yaşamsallaşmıştır. 

       Ehmedê Xani'nin doğum tarihi,kendi eseri olan Mem u Zin de gösterilmiştir. Ehmedê Xani Hicri 1061(M.S.1651) tarihinde Doğubayazıt'ta doğmuştur. Şair, Alim, Bilgin, Kürt Dil Uzmanı, Filozof,Öğretmen, Pedagog, Saray Katibi vb gibi kimlikleri bulunan Xani'nin, Babası Şeyh Elyas, dedesi Eyaz, büyük dedeside Rüstem'dir. Xani, onun soyadı gibidir. Bu iki nedenden kaynaklanmaktadır. Biri yerleşim alanı bağımlılığı diğeri de mensup olduğu aşirettir. Xani aşiretine mensup olan Ehmed'in şöhreti olunca Xani soyadıyla anıldı.

       Babası  Şeyh Elyas, Kızıldıze (Kırmızı Kale- Ortadirek) köyünde kadılık görevinde bulunmuştur. Kızıldıze tarihi kervan yolunun İran'a açılan son kapısıdır. Buradan geçen kervanlardan alınan baç(haraç, gümrük harcı) ile İshak Paşa Sarayının inşaat finansmanı sağlanmıştır. Bugün Kızıldize'nin temelleri harabe şeklindedir. Köyün eski mezarlığına Xani mezarlığı denmektedir.

       Ehmedê Xani, İshakpaşa Sarayının temeli atılırken (1684) dua okumuştur..Daha sonra Beyazıt'ta Muradiye Cami'nde imamlık yapmıştır. Mir'e divan katipliğinde bulunmuştur. Mir Mihemed Pir Bela ile yakınlığını, ona sevgisini bir şiirinde ifade etmiştir, ölümüne dair üzüntüsünü belgelemiştir. Mir adına İran sınır Serdar'ı ile alınan karara imza atmıştır.

      Ehmedê Xani'yi çok derinden etkileyen önemli iki tarihsel olgu var. Biri doğumundan önce 12 yıl önce, diğeri de doğumundan 14 yıl sonra gerçekleşen iki önemli tarihsel olay şunlardır;

1-Kürt çoğrafyasının ilk defa ve Kürtlerin iradesine rağmen ikiye bölünmesini sağlayan Kasri Şirin (1639) anlaşması;

2- Bitlis Kürt Beyliğinin bağımsızlığına (1665) son verilmesi.

      Ehmedê Xani Kasri Şirin anlatşmasıyla ilgili şöyle diyor:

Bir tas bu berrak sudan

Değişmem Kevser'in Havuzuna

Kasri Şirin anlaşmasında

Göremiyorum hiçbir çıkar yol

Karardıktan sonra günümüz

Yeğdir Ambere ölüm..

      Xani'ye göre ortak kollektif bir irade olmadan birlik sağlanamaz, birey özgürleşmeden ortak irade oluşamaz, özgür iradeli bireylerden oluşmayan bir toplum kollektif bir irade yaratamaz. Ortak iradesi olmayan bir halkın dili ve kültürü gelişemez, parası değer kazanamaz, gelişemeyen güçsüzlüğü, güçsüz olan da tutsaklığa mahkumdur. Bilgisizliğin neden olduğu tutsaklık yoksulluğa, sefalete ve cehennemi bir yaşama yol açar. Halkların özgürlüğünün kaynağı ”Demokratik Hukuk devletidir, iradeyi bilim ve adaletle, ana gövdeye kan akıtan kalbi aşkla buluşturalım” der Xani. Mevcut duruma dikkat çeken Xani, bazı tespitler yapıyor ve şu önerilerde bulunuyor;

Olsaydı eğer bir başı yücemiz

İyilik sahibi bir şiir isteyenimiz

Sikkeyle basılırdı bizim de külçemiz

Ve kalmazdı böyle kuşkulu ve geçersiz 

Ne denli saf ve temiz olurlarsa olsunlar

Altın ve gümüş sikkeyle değer bulurlar 

Bizimde bir padişahımız olsaydı eğer

Allah ona bir taç verseydi eğer 

Belirlenmiş olsaydı onun için bir taht

Açıkça açılırdı bizim için de bir baht 

Elde edilseydi onun için bir taç

Acırdı ve de yerdi biz öksüzler için gam 

Kurdarırdı bizi soysuz ve açgözlü çıkarcıların elinden

Bize galip gelmezdi  şu Rom,ona yenilmezdik 

Ve baykuşların elinde viraneye dönmezdik

Türklere ve Taciklere yenilip boyun eğmezdik 

Neyleyim ki ezelden beri Allah öyle yaptı

Bu Rom'u ve Acem'i bize saldırttı 

Onlara bağımlılık gerçi veriyor utanç

Ama ünlü kimseleredir bu utanç 

Beylerin omzundadır bu namus ve egemenlerin

Güçleri nedir ki yoksulların ve şairlerin 

Her kim elini kılıca götürüp gösterdiyse himmeti

Erkekçe ele geçirdi o kendisi için devleti…

       Xani ilk okumaya aile içinde babası İlyas'tan hukuk kuralları ilim kaynaklı bilgilerle okumaya başladı. Bir yönünü okula, bir yönünü de divana vererek eğitimini yapması sağlanıyor. Okulda bilim, divanda yaşam derslerinde büyüdükçe okuma düzeyi de yükseliyor. Feqilik derslerinde Arapça öğrenir. O dönemde imkanı olanlar yüksek öğrenimlerini feqi okullarında yaparlardı. Xani için bu imkanlar oluşur. Beyazıt'taki Muradiye medresesine gider. Bir süre sonra Beyazıt ve çevresindeki tüm camileri gezer ve Ahlat ve Bitlis medreselerinde öğrenim görür. Botan ve Mezapotamya da devam eder öğrenimine. Bağdat, Şam, Halep ve İran medreselerinde uzunca yıllar öğrencilik hayatı yaşadı. Kabe'yi tavaf ettiği , Mısıra gittiği yazdığı eserinin içeriğinde açıkça görülmektedir. Bilhassa Suriye medreselerinde Antik Yunan felsefesini, Mezopotamya ve İran medreselerinde de tasavvufu (İslam felsefesini)astronomi, şiir ve sanat tekniğini öğrenmiştir. Bunun yanında, buralarda Feqiye Teyrana, Ehmedi Ciziri'ye Hipokrat'a, Platon'u, Aristo'yu Farabi'yi, Şahabettin Sühreverdi'yi, Mühyettin Arabi'yi, Ali Heriri'yi, Firdevsi'yi, Ömer Hayyam'ı, Nizami'yi ve bir çok ilim adamlarını öğrendi. Her yerde isim yapmış alimlerle araştırır ilmi ve bilimi daha da ilerletmek için onların yanında diplomasını aldıktan sonra Beyazıt'a eğitim vermeye çalışır.

       Halk içerisinde otorite ve saygınlığı vardı. Toplum içinde iki yeri vardı. Biri ilim, diğeri de misafirperverliği, mertliği ve dindarlığıydı. Söz ve maneviyatı herkesin üzerinde derin etkiler bırakıyordu. 

       Xani öncesiz değildir. Filozof Xani'nin felsefesindeki duygunun  çiçeklenmesinde rol oynayan şairler, Xani'den öncede vardı. Cizreli Ahmet Mella, Feqiye Teyran, Hakkarili Mella Bate, Şemdinanlı Ali Heriri ve diğerleri Ehmedi Xani'nin eşsiz eserlerine zemin hazırlamıştır. Kürt düşünce ve edebiyat dünyası kopuk olsada, değerli eserleri tarihsel süreç içinde günümüze taşıyabilinmiştir. Xani ile ilgili en önemli belirlemenin sonrasız kaldığı tespiti yerinde olacaktır. Dönemine göre çok ileri olan Xani düşüncesi, ünlü Kürt mirleri ve aşiret reisleri tarafından hiç dikkate alınmıyordu. Alt düzeydeki din adamları ise bu düşünceleriyle hafızalarına alarak taşıyıcılık yapmaya çalışıyor olmalarına karşın fazla etkili olmadılar. Ama bir edebiyat mirası bırakılarak Kürt düşün hayatının gelişimine büyük katkılar sağlamıştır. Xani Kürt edebiyatının önemli şahsiyetlerine de dikkati çekip o konuda da bize bilgi kapısını göstermiştir;

O zaman geri getirirdim Melayê Cizirî'nin ruhunu,

Onunla diriltirdim Elî Herirî'yi.

 Bir keyif verirdim ki Feqiyê Teyrane

Ki edebe kadar hayran kalırdı.

        Ehmed-i Xani'nin siyasi özlemi, düşünceleri açıktır ki o dönemin genel atmosferinden doğmuştur. Bu dönemde, Kürt düşün hayatının geri olduğu açık. Ancak bu, Kürt düşünce ve edebiyat mirasının hiç olmadığı anlamına gelmiyordu. Önemli bir düşünce ve edebiyat mirasına sahipti. Fakat bu Kürtlerin sosyo-ekonomik koşullarından dolayı yaygınlık kazanamamıştı. Çok dar sınırlar içinde düşüne hapsolmuştu. Bu, bir idari yaptırımdan çok sosyal ve kültürel nedenlerden kaynaklanıyordu. Xani daha çok birlik ve ittifak parolalarını kullanarak sesini yükseltiyor, Kürtlerin kendi aralarındaki çelişkilerine de dikkat çekiyordu.Bu tür şartlar altında Beyler Xani'yi anlayamadılar. Kısaca bu modern düşünceler pratikleşmeyip sonrasız kaldı. 

      

Eserleri [

  • Nûbihar (çocuklara kürtçe öğretmek amacıyla yazılmıştır)
  • Eqîda Îmanê (İman Akidesi)
  • Eqîdeya Îslamê (İslâm Akidesi)
  • Fî Beyannî Erkanî Îslam (İslam Erkanının Beyanı)

Türbesi

 

  Ahmed-i Hani Türbesi Ağrı'da; Doğubayazıt'a 8 km mesafede, İshak Paşa Sarayının üst kısmındadır. Türbenin yanında sonradan bir de cami yapılmıştır. Bölgede en çok ziyaret edilen türbedir.